Floortime: Nedir ve Ne Değildir?

Floortime, DIR Modelinin temelini oluşturan, otizm spektrum bozukluğu dahil olmak üzere pek çok gelişimsel zorluk yaşayan çocuk ve onların aileleri için geliştirilmiş, kapsamlı bir programdır.Bu program, bireysel duyu, dil ve motor becerilerine göre çocuğu adım adım daha iyi bir gelişim seviyesine çıkarmayı hedefler. Geliştirdiği her fonksiyonel-duygusal gelişim kapasitesi ile bir üst basamğa yükselen çocuğun, öğrendikleri arasında ilişki kurması da amaçlar arasındadır.

DIR: D-Gelişimsel(development) I-Bireysel farklılıklara dayanan(indiuvual) R-İlişki kurmak (regülasyon) Modelinin temelini oluşturan da budur aslında; çocuğun gelişim düzeyini takip ederek aşamalar katetmek. Elbette bu süreç, çoğunlukla sadece Floortime’ı değil, konuşma terapisi, özel eğitim, duyu bütünleme terapisi, ev ve okul programları ile ebeveynler için danışmanlık desteğini de içeriyor. Bunların yanında, oyun grupları, müzik ve jimnastik dersleri gibi başka özel öğrenim fırsatlarını da barındırıyor.

Kurumumuza devam etmekte olan çocuklarımız içinde belli aralıklarla ilerlemeleri saptanarak gerekli program değişikliklerine gidilmektedir.

Floortime, çocuğun gelişim basamaklarında ilerlemesi için, onunla yerde oturup beraber çalıştığımız bir teknik. Ama bunun yanında, dil ve duyu bütünlemesi terapistlerinin, özel eğitim uzmanlarının çocuklarla çalışırken izlediği bir felsefeyi de kendinde barındırıyor.

Floortime uygulaması

Yani Floortime’ı iki şekilde değerlendirebiliriz:

1. Anne veya babanın,çocuğuyla birlikte, 20 dakika veya daha uzun süreyerde oturarakgeçirdiği zamanı kapsayan özel bir teknik.
2. Çocukla olan her türlü iletişimi ifade eden temel bir felsefe.

Floortime’ın tanımındaki iki temel düşüncenin, kimi zaman birbirini tamamladığı, kimi zaman ise birbirleriyle tamamen zıt kutupları işaret eder göründüğü söylenebilir. Her zaman bu iki kutupluluğun ya da çift boyutluluğun farkında olmamız gerekir. Bu boyutlardan biri, ve en iyi bilineni, çocuğun liderliğinde ilerlemek, onun ilgi odaklarını izlemektir. Peki neden çocuğun liderliğinde ilerliyoruz? En nihayetinde biz çocuğa bir şeyler öğretmeye çabalıyoruz ve geçmişten bugüne kadar çocuğa hep istemediği şeyleri öğretmek zorunda olduğumuz; bizim yönlendirmelerimiz olmazsa onun yalnızca içgüdülerine göre hareket edip asla sosyalleşemeyeceği düşünülmüştür. Öyleyse biz neden çocuğun liderliğinde ilerliyoruz? Çünkü çocuğun öncülük ettiği ve ilgilendiği şeyler, onun duygusal dünyasını yansıtır. Bu şekilde, çocuk için keyifli ve eğlenceli olana dair bir resim canlanır zihnimizde. Örneğin, odanın içinde ¨amaçsızca¨ gidip gelen ya da gözlerini hiç ayırmadan vantilatöre bakan bir çocuğu ele alalım. Bunlar, uygunsuz ve engellenmesi gereken davranışlar gibi görünür. Halbuki çocuk için o davranışlar anlamlı ve keyif vericidir. Öyleyse ilk etapta sormamız gereken soru şudur: Çocuk bunu neden yapıyor? Bu soruya yanıt ararken, herhangi bir teşhise ait belirtiler bulmaya değil; duyguları ve istekleri olan bir bireyi anlamaya çalışmalıyız. Dolayısıyla birinci hedef, çocuğun liderliğinde yola başlamak ve onun dünyasına katılabilmektir. Devamındaki ikinci hedef ise, onu, bizimle olacağı ortak dünyaya çekmek olacaktır.

Elbette, çocuğu ortak dünya çekme sürecinin, bağırışlar içinde zorla değil; keyif ve güvenle gerçekleşmesini istiyoruz. Kilit nokta, bizimle ortak dünyada olmayı, çocuğun kendisinin istemesi. Peki çocuğun ortak dünyamızda olması için, onu ne şekilde motive edebiliriz? İlk motivasyon, çocuğun dünyasına dahil olarak, onun ilgilendiği şeylere saygı duyduğumuzu göstermektir. Yani çocuk, oda içinde dolanıyor ya da oyuncak bir arabayı ileri geri sürüyorsa; biz de onunla beraber dolanmalı, bir oyuncak araba daha alıp ona katılabilmeliyiz. Sonucunda çocuğun huzursuz ve rahatsız görünüp bizden kaçmak yerine, bize sıcak bir biçimde gülümsediğini, arkadaşça baktığını göreceğiz. İşte bu, ortak dünyanın başlangıcıdır.

Fakat bu, Floortime’ın yalnızca bir boyutudur. Diğer boyutu ise, yukarıda kısaca belirtildiği gibi, çocuğu, kendimizi dahil ettiğimiz dünyasından çıkarmak ve paylaşılan dünyaya çekmektir. Burada amaç, çocuğun Fonksiyonel Duygusal Gelişim Kapasitesini adım adım geliştirmesine yardımcı olmaktır. Fonksiyonel Duygusal Gelişim Kapasitesi, duygusal, sosyal, akademikve dildeki gelişimin temelidir ve iletişim kurma, bağlanma ve düşünme becerilerini kapsar. Bu demektir ki, çocukların dünyasına dahil olurken, çok daha büyük bir hedefimiz var. Onları ortak dünyamıza katarken, odaklanma, farkında olma, iletişimde karşılıklılık ve hedefe yönelik davranmayı öğrenmeleri konusunda onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Onlara, problem çözmeyi, fikir geliştirmeyi, düşünceleri yaratıcı biçimde kullanmayı, plan kurmayı, bu planı sıralamayı ve uygulamaya koymayı öğretmek istiyoruz. Nihai hedefimiz, onların yaratıcı, mantıksal bağlantılar kuran, duygusal düşünce kapasitesi yüksek bireyler olmalarıdır. Dokuz basamaktan oluşan gelişim şemasında biz, altı temel basamağı hedeflemekteyiz. Bu altı basamak, dikkat, ilişki kurma, amaçlı iletişim, ortaklaşa problem çözme, yaratıcı fikir üretme ve mantıksal bağlantılarla düşünme becerilerinden oluşur.Bu becerilere erişmek için çocuğun liderliğini izler ve onunla kurduğumuz bu birlikteliği, hedeflerimiz için araç ediniriz. Her çocuk farklı kapasiteye sahiptir ve gelişim basamaklarında en üstü seviyeye gelmeyebilir. Fakat çocukların büyük bir kısmının, ilk tanıları ne olursa olsun, gelişim basamaklarında yükseldiğini görmekteyiz.

Floortime, yalnızca çocuğun liderliğinde oyun oynamak değil; onun dünyasına, istek ve hedeflerine dahil olup ortak ilgiyi sağlamak, birliktelikten keyif alma duygusunu ve bizden bir şeyler öğrenme isteğini geliştirmektir.

Floortime üzerine düşünürken, her zaman burada bahsettiğimiz iki boyutuyla düşünmeliyiz; yani bir yandan çocuğun liderliğini takip edip, bir yandan da gelişim basamaklarında ilerlemesi için onu zorlamayı. Sürekli olarak, çocuğun kapasitesini güçlendirmeyi ve genişletmeyi amaçlıyoruz. Çocuk, basit bir hedefe yönelik düşünce geliştirmişse, daha karmaşık bir planla hareket etmesine; birkaç kelimeyle konuşuyorsa, karşılıklı iletişim içinde daha fazla kelime kullanmasına yardımcı olmak istiyoruz.

Floortime, çocuğun ¨amaçsızca¨ bir şeyler yaptığı ve bizim de bu ¨amaçsız¨ hareketlere katıldığımız bir süreç değildir. Aksine, hem çocuğun bireysel farklılıklarına ve gelişim kapasitelerine; hem de kendi kişisel özelliklerimize odaklanarak ilerlediğimiz bir ilişki sürecidir.

Sonuç olarak Floortime modeli, burada bahsettiğimiz iki kutuplu yapısıyla dikkati çeker. Çocuğun liderliğini izlerken onu kendi dünyamıza çekmek; onun zevk aldığı şeyleri anlarken o zevke ulaşması için önüne engeller koymak gibi hedefler barındıran bir yöntemdir. Tüm bu süreçleri yaşamak için ise çocuğun kişisel özelliklerini, alışkanlıklarını, duygusal gelişimini, duyusal ve motor becerilerini iyi anlamamız gerekir. Bu sebeplerle Floortime modeli, çocukla birlikte, günde 6-10 kez, 20 dakika veya daha uzun süre boyunca yerde oturarak geçirdiğiniz zamanı kapsayan bir teknik değil; çocuğun yaşamı boyunca ihtiyaç duyacağı iletişimi ifade eden bir felsefedir.

FONKSİYONEL DUYGUSAL GELİŞİM BASAMAKLARI (GREENSPAN)